Ana Sayfa Şiir Antolojisi Yazılı Soruları Ders Planları Zümreler Egzersizler Ders Sunumları Akıllı Tahta Sunuları Dosya İndir Türkçe Dersi
.:: Anlatım Bozuklukları::.
Anlatım Bozuklukları
 

         Bir cümlede düşüncenin iyi anlatılması veya anlaşılması için anlatım ve anlam bakımından kusursuz olması lazımdır. Kusursuz bir cümlede ne eksik bir öge bulunmalı ne de gereksiz söcük; ne noktalama eksikliği olmalı ne de dil bilgisi yanlışlığı bulunmalıdır. Çünkü eksik birşey olduğunda anlatılmak istenen eksik kalır, doğal olarak anlaşılan da eksik olur. Bunun için doğru bir anlatım sergilemek için bu konulara dikkat edilmesi gerekir. Konuşurken bu tip eksikliklerin olması doğal karşılanabilir, ama yazarken buna azami dikkat edilmesi gerekir. Anlatım Bozukluğu Çeşitleri şunlardır.

 
1) Gereksiz Sözcük Kullanımı: Bir cümlede aynı anlama gelen sözcük veya aynı anlamı verecek bir ekin olması anlatım bozukluğuna neden olur.
Örnek:
"Önceleri kılı kırk yarardım, şimdi öyle yapmıyorum artık."
Bu cümlede "artık" veya "şimdi" sözcüklerinden birisi gereksiz kullanılmıştır. Çünkü cümlenin içinde ikisi de anlamı veriyor. İkisinden birisinin kullanılması yeterlidir.
 
"Barutu ilk icat eden Çinliler miydi?" cümlesinde "ilk" sözcüğü gereksiz kullanılmıştır. Çünkü icat etmek zaten ilk olur. Tekrar cümlede ilk sözcüğünün kullanılmasına gerek yoktur.
 
2) Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması: Bir cümlede çelişen sözcükler bir arada kullanılmamalıdır. Çünkü bu tür cümleler anlamsız olur.
Örnek:
“Eminim ki bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.”
Bu cümlede “eminim ki” sözcüğü ile “olsa gerek” sözcük grubu çelişmektedir. Birisi kesinlik bildiriyor, diğeri de ihtimal bildiriyor. Bunların bir cümle içinde olması bozukluğa neden olur. Cümlede ifade edilmek istenene bakılarak ikisinden birisinin tercih edilmesi gerekir.
Bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.”
“Eminim ki bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüştür.”
 
“Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda belki alacaksın.” Bu cümlede de “kuşkusuz” sözcüğü ile “belki” sözcüğü çelişmektedir. İkisinden birisi cümlede anlatılmak istenene göre tercih edilmeli.
“Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda alacaksın.”
“Bütün çalışmalarının ödülünü sonunda belki alacaksın.”
3) Sözcüklerin Yanlış Anlamda Kullanılması: Bir cümle içinde anlatılmak istenen duruma uygun sözcük seçilmediğinde de yanlış anlatım sergilenmiş olur. Onun için uygun sözcük seçilmelidir. Bu tür anlatım bozukluğunun çok olmasının nedeni anlamca birbirine karışan sözcüklerin olmasıdır.
Örnek:
“Güzelliğinin farkında olduğunu belirten davranışlar sergiliyordu.” “Belirten” sözcüğü yerine “gösteren” sözcüğü getirilmelidir.
“Güzelliğinin farkında olduğunu gösteren davranışlar sergiliyordu.”
 
“Bu kadar çekimser olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.” “Çekimser” kelimesi yerine “çekingen” kelimesi getirilmelidir. Çünkü “çekimser” sözcüğü “davran-“ kelimesiyle beraber kullanılır. “Çekingen” “ol-“ kelimesiyle kullanılır. Yani çekimser davranılır, çekingen olunur.
 
4) Sözcüğün Yapısındaki Yanlışlık: Bu tür anlatım bozukluğu da kelimelere yanlış eklerin getirilmesiyle oluşur. Bunu da ancak cümle içinde tespit edilir. 
Örnek:
“Çocuğu iyi bir doktora bakıtmak gerekiyor.” Cümlesinde bakıtmak kelimesi yanlış kullanılmıştır.
“Baktırmak” sözcüğü kullanılmalıdır. Bakıtmak sözcüğü kullanıldığında sanki doktor bakıcı anlamı çıkıyor.
“Çocuğu iyi bir doktora baktırmak gerekiyor.”
 
“Bu eşyaları pahalılatmak müşteri kaybına yol açar.” Pahalılatmak yerine “pahalılaştırmak” sözcüğü kullanılmalıdır.
5) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması: Bir cümlede sözcükler yanlış yerde kullanılırsa da anlatım bozukluğu olur. Bu tür anlatım bozukluğu daha çok sıfatların veya zarfların yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanır. 
Örnek:
“Okulu bitirince doktor olarak doğduğu kasabada çalışmaya başladı.” Burada altı çizili kısma dikkat etmek gerekir. Sanki dünyaya doktor olarak doğmuş anlamı var. “Doktor olarak” sözcük grubu yanlış yerde kullanılmıştır.
Okulu doktor olarak bitirince doğduğu kasabada çalışmaya başladı.
 
Tatil günlerinde benim bomboş evde oturduğumu sanmayın." “Bomboş” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır.
Tatil günlerinde benim evde bomboş oturduğumu sanmayın."
6) Deyim ve Atasözü Yanlışlıkları: Kullanılan deyimin veya atasözünün cümleye, anlatılmak istenene uygun olarak seçilememesinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. Bu de kullanılan deyim veya atasözünün anlamının doğru olarak bilinmemesinden kaynaklanır.  
Örnek:
Bir koyundan iki deri çıkmaz. / Bir koyundan iki post çıkmaz.
Haydi bakalım seç pirincin taşını. / Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını.
Kafa kafaya vermeyince taş yerinden oynamaz. / Baş başa vermeyince taş yerinden oynamaz.
 
Deyimler kalıplaşmış söz grupları olduğu için bir sözcüğün yerine eş anlamlısı dahi kullanılamaz.
 
7) Tamlama Yanlışlıkları: Ad tamlamalarında ve ad tamlaması görünümlü eylemsi öbeklerinde  araya sözcükler de girince tamlama eklerinden birinin unutulduğu olur ve bu anlatım bozukluğu oluşturur.
Örnek:
"Kültürel, toplumsal ve yönetim konularında rast gele adım atılmamalı." cümlesinde ise tamlama yanlışlığı yapılmıştır. Bu tamlamayı virgül ve bağlacı bağlamıştır.
virgül ile ve bağlacı kullanılmadığında sanki bu cümle şöyle:
"Kültürel konularında, toplumsal konularında ve yönetim konularında rast gele adım atılmamalı." çünkü "konularında" ortak bir tamlayan olarak kullanılmıştır. Bu durumda da yanlış oluyor. Doğrusu şöyle olmalıdır:
 
"Kültürel, toplumsal konularda ve yönetim konularında rast gele adım atılmamalı."
 
“Hiçbir anne ve babaların buna itiraz edeceğini sanmam.”
Bu cümle de şöyle düzeltilmelidir.
Hiçbir anne ve babanın buna itiraz edeceğini sanmam.
 
 
 8) Zamirin gereksiz kullanılması veya eksik olması: Bazı cümlelerde zamire gerek olmadığı halde zamirin kullanılması veya gerekli olduğu halde kullanılmaması anlam karışıklığına yol açacağından anlatım bozukluğu olur.
Örnek:
“Geleceğini babamdan öğrendim.” cümlesinde onun geleceğini mi senin geleceğini mi belli değildir. Bu cümle kimin için sarf edilmişse cümlenin başına onun veya senin iyelik zamirlerinden birisi getirilmelidir.
“Onun geleceğini babamdan öğrendim.”
veya
“Senin geleceğini babamdan öğrendim.”
 
“Yarışmada birinci olduğuna sevindim.” cümlesinde ise kimin birici olduğu belli değildir. “O mu, sen mi” şöyle olmalıdır.
Yarışmada onun birinci olduğuna sevindim.
veya
Yarışmada senin birinci olduğuna sevindim.
 
9) Öge Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu: Bu anlatım bozukluğu çok sık yapılıyor ve sınavlarda en çok bu konudan soruluyor. Bu tip bozukluklar genelde sıralı ve bağlı cümlelerde meydana gelir. Onun için sıralı bağlı cümleleri bu bakımdan iyi incelemek gerekir.
Örnek:
“Kadına her fırsatta bağırıyor, sürekli aşağılıyordu.” cümlesi virgül ile bağlandığından sıralı bir cümledir. Birinci cümle düzgün ikinci cümle eksiktir. Çünkü cümlenin içinde kimin aşağılandığı belli değildir.
Kadına her fırsatta bağırıyoronu sürekli aşağılıyordu. (Belirtili Nesne Eksik)
 
Her zaman senin yanındayım, seni yalnız bırakmayacağım. “Ne zaman yalnız bırakmayacaksın?” sorusunun cevabı yok.
 
Her zaman senin yanındayımhiçbir zaman seni yalnız bırakmayacağım. (Zarf Tümleci Eksik)
“Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve ikinci baskıya girecek.” “Baskıya girecek olan nedir?” sorusunun cevabı belli değildir.
Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve kitap ikinci baskıya girecek. ( Özne Eksik)
 
Çocuğun gözlerindeki yaşı silip, yerine oturttu. “Kimi yerine oturttu?” sorusunun cevabı bulunmamaktadır.
Çocuğun gözlerindeki yaşı silip, onu yerine oturttu.
 
10) Noktalama Yanlışlıkları: Bu anlatım bozukluğu da genelde virgülün yanlış yerde kullanılmasından veya hiç kullanılmamasından kaynaklanır.
Örnek:
Yabancı dükkandaki eşyaları beğenmedi.” Cümlesinde anlam belirsizliği var.
Yabancı, dükkandaki eşyaları beğenmedi.
 
“Kadın şoförü şöyle bir süzdü.” Cümlesi anlam bakımından belirsizdir. Kadın sözcüğünden sonra virgül konulmalıdır.

 

Kadın, şoförü şöyle bir süzdü.
 
Bu metin 1556 kez okunmuştur.


YORUMLAR

Anlatım Bozuklukları
Adı:

Güvenlik Kodu

MRYF78
Güvenlik Kodunu Yaz
Not : Boş Alan Bırakmayınız.
   
Yorumlayan: ayse  tarih: 25-11-13 
 BAYILDLM
 


         
 

HAZIRLAYAN AZİZ BELEN